Makroekonomik tahminler 2021

2020 koronavirüs salgını küresel ekonomiye büyük bir darbe indirdi. Dünya nüfusunun önemli bir kısmı birkaç ay boyunca karantina altında kaldı, binlerce şirket iflas etti ve milyonlarca insan işini kaybetti. Bununla birlikte, KOVİD-19 aşıları artık dünya çapında aktif bir şekilde dağıtılıyor ve bu da normal hayata geçiş ve ekonomik faaliyetlerin pandemi öncesi seviyelere geri dönmesi için umutları artırıyor. Ancak, finansal toparlanma için dünya ekonomisinin önünde uzun ve zorlu bir yol var. Eşi benzeri görülmemiş parasal teşvikler, şişirilmiş merkez bankası bilançoları, sıfır ve hatta negatif faiz oranı koşullarında yaşamamız ve bu koşullara alışmamız gerekecek. Mali piyasalardaki eski makroekonomik ve temel trendler bir süre daha hakim olmaya devam edecek. Bu trendlerdeki değişiklikler, insanlığın yeni koronavirüs türlerine karşı mücadelesinin etkinliğine ve küresel düzenleyicilerin aşırı kolay para politikalarını terk etmeye hazır olmalarına bağlıdır. Bu makalede, 2021 yılında küresel ekonomide neyin beklendiğini, finansal piyasaların farklı segmentlerinde hangi değişikliklerin bekleneceğini ve bu değişikliklerden nasıl kâr edilebileceğini anlamak için önemli merkez bankalarının politikalarını inceleyip analiz edeceğiz.

 

ABD’li Kanun Koyucular doların büyümesine izin vermeyecek

ABD dolarıyla ilgili 2021 yılı beklentilerini değerlendirmek için, ABD ekonomisinin mevcut durumunu, ABD Merkez Bankasının onu nasıl canlandıracağını ve mali teşvik açısından ne kadar ileri gitmeye hazır olduğunu anlamak önemli.

Dünyada çapındaki diğer birçok ülke gibi, Amerika Birleşik Devletleri de koronavirüs salgınının olumsuz sonuçlarından kurtulmak için hala mücadele ediyor. Amerikalı düzenleyiciler için gerçek bir “baş ağrısı” haline gelen düşük enflasyonla birlikte yüksek işsizlik oranı, zayıf tüketici aktivitesi, durgun imalat ve hizmet sektörleriyle bu açık bir şekilde görülüyor. Aralık 2020’de, ABD’deki yeni işlerin sayısı 8 ayda ilk kez düştü (-140.000 yeni iş).


Grafik 1. ABD tarım sektörü dışında yaratılan yeni iş sayısındaki değişim. Kaynak: 
tradingeconomics.com

Aynı dönemde istihdam edilen vatandaş sayısı Şubat 2020’ye göre 10 milyon daha azdı. Bu kapsamda, birçok uzmanın Amerika Birleşik Devletleri’ndeki gerçek işsizlik oranının %10’un üzerinde olduğuna dikkat çekmesi şaşırtıcı değil.

Mevcut makroekonomik gündeme göre, ABD Merkez Bankası bu yılki ilk toplantısında para politikasını değiştirmeden anahtar faiz oranını %0-0,25 hedef aralığında bıraktı. 120 milyar dolarlık parasal genişleme programında da herhangi bir değişiklik yapılmadı. Özetlemek gerekirse, Fed şu anda aylık olarak 80 milyar dolar değerinde hazine tahvili ve 40 milyar dolar ipoteğe dayalı menkul kıymetler satın alıyor. Fed’in para politikasında hiç kimse büyük bir değişiklik beklemediğinden, piyasa katılımcıları, düzenleyicilerin gelecek yıl tahminleri ve Fed’in ulusal ekonomiyi desteklemek için başka neler yapabileceğine dair genel düşüncelerle daha çok ilgilendiler.

Fed bir kez daha “ekonomik toparlanma hızının son aylarda yavaşladığını” doğruladı ve “devam eden toplum sağlığı krizinin ekonomik aktivite, istihdam ve enflasyon üzerinde baskı oluşturmaya devam ettiği” endişelerini ifade etti. Başka bir deyişle Fed, ekonominin hala iyileşmekten uzak olduğunu ve bu nedenle, teşvik politikasından çok erken vazgeçmenin daha uzun süreli ve derin bir resesyona neden olabileceğini doğruladı. Bu arada, Yeni ABD Hazine bakanı Janet Yellen, bu yılın ilk toplantısında Senato Finans Komitesi’nin huzurunda konuşurken bu düşünceyi doğruladı. ABD Merkez Bankası, kısa vadeli gösterge faiz oranını en azından 2023 yılına kadar sıfıra yakın tutacağını da yineledi. Dahası, Federal Açık Piyasa Komitesi’nin (FOMC) 17 üyesinden 5’i, anahtar faiz oranın 2024’e kadar sıfırda kalacağına inanıyor.

Grafik 2. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki anahtar faiz oranı dinamikleri, %. Kaynak: tradingeconomics.com

FOMC açıklamasının değişmeden kalması, negatif reel faiz oranlarının doları baskı altında tutacağı anlamına geliyor. Fed, potansiyel bir sıkılaştırma politikası konusunda biraz bile ipucu vermiş olsaydı ya da önümüzdeki birkaç yıl içinde OIS (Gecelik Endeks Swapları) oranındaki artış için bazı başka önkoşullar görmüş olsaydık, doların toparlanması için asli dayanak noktalarını ve potansiyelini fark ederdik. Ancak şu anda durum bu şekilde değil. ABD doları endeksi 2020’de %7’den fazla değer kaybetti ve Ocak ayındaki düşüş eğiliminin yavaşlaması gerçeği, hem teknik faktörler hem de 2021 yılında piyasa iyimserliğini küresel ekonomide hızlı bir iyileşme beklentilerini azaltan birçok ülkedeki yeni kısıtlamalar ve karantina kararlarıyla kolaylıkla açıklanabilir.

Federal Rezerv, benzeri görülmemiş parasal teşvik üzerindeki kontrolünü gevşetmeye, parasal genişleme programını kesmeye ve reel faiz oranlarını yükseltmeye hazır olmadığı sürece, doların güçlü düşüş eğilimine devam etmesini bekliyoruz, bu da ABD doları endeksinin (DXY) % 10’luk bir oranla daha düşmesine ve son yılların en düşük seviyesi olan 80,00 puana yaklaşmasına neden olabilir. Bu bilgilerin ışığında, dolar endeksinde (DXY) 92,00 seviyesinden itibaren açığa satış yapmanızı, kârı-al değerini 80,00’e ve zararı durdur değerini 93,50’ye ayarlamanızı öneriyoruz.

Grafik 3. ABD doları endeksi (DXY) fiyat grafiği. 92,00 puandan itibaren açığa satış yapmanızı kârı-al değerini 80,00’e ve zararı durdur değerini 93,50’ye ayarlamanızı öneriyoruz

 

Helikopter para ve ABD borsası

ABD başkanı olarak seçilen Joe Biden Oval Ofis’teki koltuğunu alır almaz, ulusal ekonomiyi desteklemek için “Amerikan Kurtarma Planı” olarak adlandırılan yeni tedbirleri hemen duyurdu.

Bu yardım planı, virüsle savaşmak için 415 milyar doları, evlere doğrudan yardım için 1 trilyon doları ve pandemiden en çok etkilenen küçük işletmeleri ve kuruluşları desteklemek için 440 milyar doları içermektedir. Daha önce Trump tarafından onaylanan 600 dolarlık teşvik çeklerine ilave olarak Amerikan vatandaşlarına mükellef başına 1400 dolarlık teşvik çeki ödenecek. Böylelikle yardım ödemeleri kişi başına 2000 $ olacak. İşsizlik sigortası haftalığı 300 dolardan 400 dolara çıkarılacak. Biden, teklifini, koronavirüsün vurduğu ekonomiyi canlandırmak için acil ihtiyaç olduğunu ve uzun süreli bir resesyondan kaçınmak için gerekli mücadeleye çok daha fazla fon gerekeceğini söyleyerek savundu.

Eski Fed Başkanı ve yeni ABD Hazine bakanı Janet Yellen politika oluşturmanın ön saflarında olacaklar. Atanma oturumunun hemen ardından Yellen, Kongre’yi teşvik konusunda “büyük adımlar atmaya” ve faiz oranları tarihin en düşük seviyelerinde iken piyasadaki likiditeyi “sıkıştırmamaya” çağırdı.

Bugünkü temel soru, Cumhuriyetçi ve Demokrat senatörlerin ek yardım paketinin büyüklüğü konusunda hemfikir olup olmadığıdır. Cumhuriyetçiler daha önce teşvikleri kesmek istediklerini söylemişlerdi. Bu arada Biden, 1,9 trilyon dolarlık bir KOVİD-19 yardım paketi için onay alma arayışına devam ediyor. Sonucu belirleyen mücadele Senato’da gerçekleşecek. Demokrat partinin liderleri, Biden’ın teşvik paketini basit çoğunlukla geçirebilecek bir mali “uzlaşma” prosedürü uygulamaya hazırlanıyor. Senato’nun Cumhuriyetçilerle Demokratlar arasında 50-50 bölündüğünü hatırlayalım. Yine de Demokrat olan Başkan Yardımcısı Kamala Harris, Cumhuriyetçiler ve Demokratlar arasındaki herhangi bir eşitlik durumunda belirleyici oyu elinde tuttuğundan, Demokratlar üstünlüğe sahip. Biden’in kampanya vaadini yerine getirme ve Amerikan vatandaşlarına sözünü tutma konusuna ahlaki bağlılığı göz önüne alındığında, yeni ekonomik yardım ve teşvik paketinin eninde sonunda kabul edileceğine ve ABD ekonomisinin bir başka “helikopter” parası girdisi alacağına inanıyoruz.

Şimdi, en önemli konuya geldik. Amerikalılar devletten aldıkları parayı nerede harcayacaklar? 2020 yılının 2-3. çeyreğinin sonunda, ABD yetkilileri ekonomiye aktif bir şekilde para yağdırırken, Amerikan hane halkı mevduat hesaplarına, tahvillere ve hisse senetlerine yaklaşık 2 trilyon dolar gönderdiler ve bu da 2019 yılının aynı dönemine göre 4 kat daha fazlaydı.

Grafik 4. Hane halkının çeşitli finansal varlıklara yatırımları, milyar $. Kaynak: tradingeconomics.com

Bu dönemde (2020’nin 2. ve 3. çeyreği) ABD borsası olağanüstü bir büyüme gösterdi, sadece 2020’nin başlarında oluşan kayıplarını geri kazanmakla kalmadı, aynı zamanda tüm zamanların en yüksek seviyelerine ulaştı. Paranın bir kısmı konut piyasasına gitti, burada ise sıfıra yakın mortgage faiz oranları ile satışlar 2006-2007 seviyelerine yükseldi ve konut fiyatları %9,1 arttı. Tabii ki, devlet teşvikleri tüketimi destekledi ve on milyonlarca hanenin iflas etmesini önlemeye yardımcı oldu, ancak sağlanan fonların önemli bir kısmının ekonominin reel sektörünü atlayarak vadeli hesaplara ve borsadaki yatırımlara gittiği de açık denilebilir.

Grafik 5. ABD hane halkının kişisel tasarruf payındaki değişimler, %. Kaynak: tradingeconomics.com

2020’de gördüklerimizi değerlendirdiğimizde, 2021’de bu durumun kendini tekrar edebileceğini varsayabiliriz. Eşi görülmemiş ekonomik teşvik, yatırımcıların ABD borsasına yatırım yapmaktan kaçınmalarına neden olabilecek olumsuz sonuçlara hala sahip. Para arzındaki önemli artışın kaçınılmaz bir sonucu olarak potansiyel enflasyon riskinden bahsediyoruz. Biden’ın 1,9 trilyon dolarlık Amerikan Kurtarma Planının 2020’de kabul edilen 900.000 dolarlık yardım paketini tamamlayacağını hatırlayalım. Halihazırda öngörülen 1,4 trilyon dolarlık bütçe açığı ile birlikte, yaklaşık 4,2 trilyon dolar veya ABD GSYİH’sının yaklaşık %20’sine dönüşüyor. Nitekim enflasyon yükselirse, Fed para politikasını sıkılaştırarak kontrol altına almak için önlemler almak zorunda kalacak. Ancak geçen yılın ortasında, ABD’nin düzenleyicileri böyle bir riski önceden tahmin etmiş ve tüketici fiyat endeksi analizine yaklaşımını değiştirerek enflasyon hedeflemesi politikasına geçmiştir. Bu, enflasyon oranındaki %2’lik bir hızlanmanın bile faiz oranlarını yükseltmek için bir neden olarak görülmeyeceği anlamına geliyor. Böylece, düşük faiz oranlarıyla birlikte “helikopter” paranın yeni bir kısmı, riskli varlıklar, özellikle endeksler ve hisse senetleri için son derece olumlu bir ortam yaratmaya devam edecek. 3500-3600 alanında düzeltme için S&P 500 satın almanızı, kârı al parametresini 4200’de ve zararı durdur parametresini 3350’e ayarlamanızı öneriyoruz.

Grafik 6. 3500-3600 alanında düzeltme için S&P 500’ü satın almanızı, kârı al parametresini 4200’de ve zararı durdur parametresini 3350’e ayarlamanızı öneriyoruz.

 

Altın – enflasyona karşı en iyi hedge (riskten korunma)

Küresel para arzındaki önemli artışın neden olduğu artan enflasyonist baskı potansiyelini analiz ederek altın beklentilerine daha yakından bakalım. 2020 yazında, dünya çapında koronavirüs vakalarının beklenmedik bir şekilde artışı sırasında, altın fiyatları troy ons başına 2000 dolarlık psikolojik direnci test ederek tüm zamanların en yüksek seviyesini yeniledi.

Böylesine bir altına hücum etme olayı ile XAU/USD’de meydana gelen keskin bir artış, ABD dolarındaki büyük çöküşün yanı sıra koronavirüs salgınının ekonomik sonuçlarını hafifletmek amacıyla tüm Merkez Bankaları tarafından benimsenen eşi görülmemiş teşvik önlemleri tarafından tetiklendi. Sonuç olarak, küresel ekonomiye trilyonlarca dolar aktı. Makroekonomik ders kitapları bize büyük ölçekli parasal genişlemenin paranın satın alma gücünü aşındırdığını öğretir. 2020 boyunca ABD dolarının çöküşüne baktığımızda, hepimiz bu senaryonun ortaya çıkışını ilk elden izlemeliyiz.

Uzun vadeli altın yatırımının faydaları, bu değerli metalin yıllık olarak ihracı ile ABD doları karşılaştırıldığında daha da belirgin hale geliyor. 2020’de dünyadaki altın üretimi yaklaşık 3300 tonu, yani tarih boyunca çıkarılan toplam altın hacminin yaklaşık %1,5’i oldu. Böylece altın, son on yıldaki ABD doları ve Avro banknotlarının ortalama ihraç edilme oranından önemli ölçüde düşük olan % 1,5 oranında ihraç edilmektedir (ABD doları için % 7). 2020 yılında ABD Merkez Bankası kesintisiz para basıyordu. Sonuç olarak, küresel dolar arzı %50 daha arttı.

Grafik 7. Doların sirkülasyon dinamikleri, milyar dolar. Kaynak: tradingeconomics.com

Daha önce de belirtildiği gibi, para arzındaki artış, ayrılmaz bir şekilde enflasyon riskleriyle bağlantılıdır. Enflasyon artarsa ve faiz oranları sıfıra yakın bir seviyede kalırsa, reel getiriler negatif bölgeye düşecek ve bu da altını kurumsal yatırımcılar için daha çekici bir varlık haline getirecektir. Hazine tahvillerinden farklı olarak, altın ne faiz geliri ne de kupon ödemesi getirmektedir, bu nedenle yatırımcılar yalnızca piyasa değerindeki değişikliklere güvenebilirler. Bununla birlikte, geçen yıl yaşanan tecrübenin de gösterdiği gibi, enflasyon oranının tahvillerden kazanılan faizi aşması da gerçekleşebilir. Bu durumda, gerçek getiri sıfırın altına düşer, bu da garanti edilen kayıplar anlamına gelir.

2021 yılında altının görünümüne gelince, yılın bu değerli metali 2020’e göre daha iyi bir şekilde şekillendirmek için çok şansı var. Altın, yalnızca enflasyon riskleri ve zayıflayan dolar ile değil, aynı zamanda küresel ekonominin kademeli olarak toparlanmasıyla da desteklenecek. Piyasa katılımcıları, halihazırda uygulanmakta olan toplu aşılama kampanyalarının, altın için bir başka önemli talep bileşenini – mücevher piyasasını canlandıracağına inanıyor. Öncelikle, altın mücevherata yönelik perakende talebinin ve tüketici duyarlılığının Hindistan ve Çin’de toparlanması bekleniyor.

Goldman Sachs analistleri, altın için iyimser beklentilerini sürdürüyorlar, 2021 yılının fiyat hedefi olarak altının onsunu 2300 dolar’da bırakıyorlar. Citibank’ın ekonomistleri hedeflerini biraz daha aşağıda belirledi – altının onsu 2200 $ olacak şekilde. Altın fiyatı tahminlerinde en kötümser olanlar, altının onsunun ortalama 1965 $ ‘lık bir fiyat alacağını söyleyen HSBC’deki analistlerdi. Bununla birlikte, bu görünüm bile, 2021 boyunca altının değerinde % 8’lik bir artışa işaret ettiği için orta derecede yükseliş eğilimindedir. 1710 $ seviyesinden Altın (XAU/USD) satın almanızı, kârı al parametresini 1875 $’a ve zararı durdur parametresini 1650 $’ a ayarlamanızı öneriyoruz.

Grafik 8. Ons Altın’ı 1850$ seviyesinden 2000$’lık TP ve 1790$’lık stop-loss seviyeleri belirterek satın almanızı öneririz.

 

Ham petrol piyasası OPEC’in koruması altında

2021 yılının başlangıcı petrol piyasası için oldukça iyi şekilleniyor. Brent petrol %13 artarak 51 dolardan 59 dolara yükseldi. Bu tür bir dinamik, petrol piyasasının, toplu aşılama kampanyalarının uygulanması esnasında gelişen piyasa duyarlılığından büyük ölçüde faydalandığını göstermektedir. Yatırımcı tahminleri çok net. Aşının yeni COVID-19 salgınlarını önlemede etkili olduğu kanıtlanırsa, küresel ekonomi sonunda bir toparlanma aşamasına girecek, tüm iş süreçleri ve faaliyetler, hammadde talebi de dâhil olmak üzere kriz öncesindeki eski haline geri dönecek. Bu gerçekleşene kadar, bastırılmış talep sorunu, dünya ekonomisinin mevcut ihtiyaçlarına göre toplam petrol üretim çıktılarını ayarlamaya hazır olan OPEC ve onun petrol üreten müttefiklerinin koordineli faaliyetleriyle çözülecektir.

Petrol üretimini azaltmaya yönelik OPEC + küresel sözleşmesi değiştirilmiş haliyle 1 Mayıs 2020 itibarıyla yürürlüğe girdi. Sözleşme Nisan 2022’ye kadar geçerli olacak ve uygulama birkaç aşamaya ayrılmıştır. Mayıs’tan Temmuz 2020’ye kadar petrol ihracatçıları petrol üretimini günde 9,7 milyon varil düşürdü ve Ağustos’tan Aralık 2020’ye kadar üretim kesintileri günde 7,7 milyon varile kadar azaldı. Kesintilerin aslan payı Rusya ve Suudi Arabistan tarafından yapıldı, petrol ürünlerinin üretimini günde 6 milyon varil düşürdüler.

Grafik 9. Rusya ve Suudi Arabistan’da petrol üretimi, günde milyon varil. Kaynak: tradingeconomics.com

Kesintilerin bu yılın Ocak ayından itibaren günde 5,8 milyon varile düşmesi gerekiyordu. Ancak, koronavirüs ile ilgili belirsizlik nedeniyle, ürünlerdeki kesintilerin daha temkinli bir şekilde hafifletilmesine karar verildi. 3 Şubat 2021 tarihinde Ortak Teknik Komite’nin (JTC) olağan toplantısı gerçekleştirildi. JTC raporuna göre, Mayıs 2020’den (petrol kesintilerinin başladığı) Aralık 2020’ye kadar olan dönemde Opec+ üretim kesintilerine genel uyumun %99 olduğu vurguladı. OPEC ve müttefikleri, petrol üretimini 2 milyar varil düşürmeyi başardılar, bu da beklenen nihai sonuçtan sadece 22 milyon varil daha azdı. OPEC üyesi ülkelerin bu fedakârlığı ve anlaşma şartlarına sıkı bir şekilde uyması, düşüş eğilimi konsunda bir dönüm noktası oldu. Yatırımcılar, petrol piyasasının OPEC’in koruması altında olduğu konusunda iyimser oldular. Yine de, bu tür bir korumanın OPEC üyesi ülkelerin kendileri için yüksek bir maliyeti vardır. OPEC, petrol piyasasını destekleyerek, petrol fiyatlarındaki toparlanmayı öyle seviyelere yükseltti ki bu fiyatlar ABD’li şeyl üreticileri için son derece elverişli hale geldi ve şu anda kendilerine düşen pazar payını alıyorlar. Petrol ucuz olduğunda, ABD’nin şeyl üretimi kârlı değildir, ancak varil başına fiyat belirli bir seviyeye ulaşır ulaşmaz, ABD’li şeyl üreticileri faaliyetlerini küresel ölçekte genişletmeye başlarlar. Fiyatlardaki son toparlanma, ABD’nin sondaj faaliyetlerinin şimdiden artmasına neden oldu, bu da üretimin çok yakında yükselmeye başlayacağı anlamına geliyor.

Grafik 10. ABD petrol sondaj kulelerinin sayısına genel bakış – petrol sondaj kulesi sayısındaki değişiklikler. Kaynak: tradingeconomics.com

OPEC üyesi ülkelerden farklı olarak, Amerika Birleşik Devletleri petrol üretim seviyelerini kontrol etmek için herhangi bir uluslararası yükümlülüğe bağlı değildir ve üretim kapasitesinin müsaade ettiği ölçüde petrol üretmekte özgürdür. Bu adaletsizliğin bir sonucu olarak, OPEC +’ın toplam ham petrol üretimi içerisindeki payı 2019 yılında %3,3 azaldı. Pazar payının yeniden azalmasını önlemek için, OPEC ülkeleri sadece Amerika Birleşik Devletleri’nde değil, diğer ülkelerde de üretim artışına direnmek zorunda kalacak. Bunun için petrol fiyatlarını 2020’den daha düşük seviyede tutmaları gerekiyor. Yukarıdakileri göz önünde bulundurarak Brent petrolünün gidebileceği en yüksek seviyenin 72.90 dolarlık direnç seviyesi olduğuna inanıyoruz. Sonrasında ise petrol fiyatını ortalama yıllık fiyat için temel referans olan 62.80 $ ‘lık alana indirebilecek olan düzeltmeler takip etmelidir. Brent petrol için 72.90 $ seviyesinde açığa satış yapmanızı kârı al parametresini 67.50 $’a ve zararı durdur parametresini 70.50 $ ‘a ayarlamanızı öneriyoruz.

Grafik 11. Brent petrol’de 65$’dan 50$’lık TP ve 69$’lık SL seviyeleri ile sat işlem açmanızı tavsiye ediyoruz.

 

Euro, ABD dolarına karşı galip geliyor

Euro Bölgesi, salgından nasibini almış bir başka bölgedir. Korona krizinden önce bile,  dünyanın en büyük ticaret bloğunun büyük ülkeleri neredeyse sıfır düzeyinde GSYİH dinamiği gösterdi. KOVİD-19 ve sonraki karantinalar ekonomik durumu önemli ölçüde kötüleştirdi. Salgından en çok güney bölgeleri İtalya, İspanya, Fransa etkilendi. Ekonomilerinin büyük ölçüde turizme dayalı olduğu göz önüne alındığında bu şaşırtıcı değildir. Euro Bölgesi’nde işler gerçekten kötüye gittiğinde, Avrupa Merkez Bankası çok büyük likidite girdileri ile kurtarmaya geldi. Avrupalı düzenleyici, varlık satın alma programını hemen ayda 120 milyar Avro artırdı. Net varlık alımları en az 2021 ortasına kadar devam edecek. Avrupa Merkez Bankası Mart 2020’de 750 milyar Avro’luk başka bir parasal genişleme programını başlattı – Pandemi Acil Satın Alma Programı (PEPP), daha sonra güvenli bir şekilde 1,8 trilyon Avro’ya çıkarıldı.

Avrupa Merkez Bankası neden faiz oranını düşürmedi? Şöyle ki, KOVİD-19 Avrupa bölgelerine yayılmaya başladığında, Avrupa Merkez Bankası faiz oranı zaten sıfıra ulaştı, bu nedenle düzenleyici daha fazla bir kesinti yapamadı.

Grafik 12. KOVİD-19 salgını sırasında Avrupa Merkez Bankası ve Fed faiz oranları arasındaki fark,%. Kaynak: tradingeconomics.com

Aynı zamanda, Avrupa ve ABD tahvil getirilerindeki farklılıkları etkileyen, Avrupa Merkez Bankası ile Fed’in para politikaları arasındaki uyuşmazlıktı (Bir banka faiz oranını korurken diğeri indirdi), bu da Avro’nun güçlenmesine ve avro cinsinden varlıklar için talebin artmasına katkı sağladı. Avro ve dolar varlıklarını içeren geleneksel ara kazanç ticareti operasyonları artık ekonomik olarak uygulanabilir değildi ve “unutulmaya yüz tutmuştu”. Yatırımcılar, kısa Avro pozisyonlarını kapatmak için acele ettiler ve kendilerini ABD dolarının düşüş trendine yönlendirdiler. Bu durumun, ABD Merkez Bankası’nın anahtar faiz oranını pandemi öncesi düzeyine geri getirene kadar devam edeceğine inanıyoruz. Ve bu senaryonun 2023’ten önce gerçekleşmesi pek olası değil.

Euro, yalnızca ABD dolarının potansiyel zayıflığından ve ABD ve Avrupa borç piyasalarındaki oranların farklılığından destek almaya devam etmeyecek. Yatırımcılar da “büyüme şirketlerinden” “değer şirketlerine” kayıyor. Ve Avrupa’da, “değer şirketlerinin” piyasa yoğunluğu ABD’dekinden çok daha yüksektir. Bu bilgiler ışığında, EUR/USD paritesinin 2021’de yükseliş eğilimini sürdürme olasılığı daha yüksektir. 1,18-1,19 alanında Avro satın almanızı, kârı al parametresini 1,27 olarak ve zararı durdur parametresini 1,16 olarak ayarlamanızı öneriyoruz.

Grafik 13. 1,18-1,19 alanında EUR/USD satın almanızı, kârı al parametresini 1,27 olarak ve zararı durdur parametresini 1,16 olarak ayarlamanızı öneriyoruz.

 

 

USD/TRY

Dolar/Türk Lirası grafiklerine yüksek zaman diliminde baktığımız zaman fiyatın 2020 Kasım ayındaki 8,57 zirvesinden beri geri çekildiğini görüyoruz. Bu geri çekilme hareketi 2017 yılından beri takip edilen yükseliş trendi desteğine kadar devam ederek Şubat 2021’de 6,88 seviyesinde dip oluşturdu. Bu bölgeden tekrardan yükselişe geçen USD/TRY grafiklerinde fiyatın yıl sonuna kadar yükseliş ivmesini geri kazanması bekleniyor.

Ülkede Covid-19 ile mücadeleye yönelik alınan tedbirlerin ve kitlesel aşılanmanın yaygınlaşmasıyla birlikte piyasada optimizm artıyor. Öte yandan son zamanlarda gündeme gelen Güney Afrika ve Brezilya gibi ülkelerdeki yeni korona türlerinin 2021 ortasına kadar Türkiye’de etki göstermesi beklenmekte. Beklentimiz kitlesel aşılanmaya rağmen yayılan yeni tür virüslerin piyasa gerginliğini arttırması ve döviz kurlarında yükseliş ile sonuçlanması yönünde. Bu durumda USD/TRY fiyatının son zirve direnci bölgesine 8,33’e kadar yükseliş kaydetmesi beklenebilir. Sonrasında yeni türler için güncellenen aşıların dağıtılmasıyla birlikte piyasa optimizminin tekrardan yükselişi USD/TRY fiyatının yıl sonunda 7.92 seviyesindeki trend desteğine kadar çekilerek yılı burada tamamlaması bekleniyor.

Grafik 14. USD/TRY 8.33’den satış işlemi açarak 8.55’e stop ve 7.92’ye TP seviyesini koymanızı öneriyoruz.

 

BTC/USD

2020 yılı kripto para piyasası için en verimli yıllardan biri olarak tarihe geçti. Mart ayının başında koronavirüs korkusundan kaynaklı panik satışları Bitcoin fiyatlarını 3800 dolar seviyesine kadar çekmişti. 2 hafta süren yıllık dip periyodundan sonra önce kademeli bir toparlanma süreci ve daha sonra yılın son çeyreğinde güçlü bir yükseliş trendi başladı. 2020 Ekim ayında son 3 yıldır kırılamayan 11400 direnci kırılarak Bitcoin grafiklerinde parabolik bir yükseliş başlattı. Bu kırılımdan beri neredeyse hiç hız kesmeden yükselişe devam eden Bitcoin/Dolar grafiklerinin bu yılın sonuna kadar yükselmeye devam etmesi beklenmekte.

2020 ve 2021’in ilk çeyreğinde Bitcoin, yatırım fonları ve ünlülerin de ilgisini çekmeye başladı. Greyscale ve Blackrock gibi önde gelen yatırım fonlarıyla birlikte Paul Tudor Jones ve Mike Novogratz gibi ünlü yatırımcılar da Bitcoin’e aktif olarak yatırım yaptığını açıkladı. Bitcoin’in en büyük destekçileri arasında Twitter’ın kurucusu Jack Dorsey ve müsizyen Jay-Z gibi isimler de yer almakta. Özellikle 2021 yılının başında Tesla, Space X ve PayPal gibi önde gelen firmaların kurucusu Elon Musk’ın kişisel twitter hesabından attığı Bitcoin ve alt coinler ile ilgili tweetler krito para piyasasının büyük ilgi çekmesine neden oldu. Özellikle Ocak ayı sonunda Musk’ın twitter hesabındaki açıklamaya “Bitcoin” yazması Bitcoin fiyatlarını 30.000 dolar seviyesinden 40.000 dolara kadar yükelten bir alış dalgasıyla sonuçlandı. Bunların üzerine Tesla ve PayPal’ın ödeme yöntemi olarak Bitcoin kabul etmeye başlaması kripto paraların yavaş yavaş yaygınlaştığını gösteren etmenler arasında.

Covid-19 kısıtlamalarıyla birlikte evde kalan hane halkının hisse senetleri ve kripto paralara ilgi gösterdiği bilinmekte. 2021’in sonuna kadar da etkisini devam ettirmesi beklenene Covid-19 kısıtlamaları Bitcoin ve diğer kripto paraların yükselişe devam edeceğinin sinyallerini veriyor. Yine de bir önceki kripto boğa piyasasında olanları unutmamalı ve zirveden işlem açarken stopları yakından takip etmeye özen göstermeliyiz.

Teknik taraftan değerlendirildiği zaman Bitcoin fiyatı yazım sırasında 50.000 dolarda tarihi zirve bölgesinde. Daha önce bu seviyenin üzerine çıkılmamış olması olası direnç bölgelerini tarihi veriye dayanarak bulmayı imkansız kılmakta. Dolayısıyla gelecekte takip edilebilecek fibonacci seviyeleri gibi trende dayalı araçlardan yararlanmak durumundayız. Temel etmenler ve teknik görünüm değerlendirildiğinde Bitcoin/Dolar fiyatının 2021 sonuna kadar $79.425 bölgesine yükselme ihtimalinin olduğu sonucuna varıyoruz. Bu seviyeye kadar giden yükseliş dalgasının ani düşüşler ve panik satışlarıyla amatör yatırımcıları silkeleyerek zorlu bir şekilde geçeceği düşünülmekte. Bir çok ünlü yatırımcının Bitcoin tahminleri $87.000, $100.000 ve $317.000 gibi seviyelerde bulunuyor. Bizim görüşümüz de bu seviyelere gelecekte ulaşılacağı yönünde ancak 2021 yılı sonuna kadar fiyatın 100.000 üzerine çıkması için tekrardan yatırımcılarda panik oluşturacak bir pandamı dalgası veya benzeri bir temel etken gerektiği düşünülmekte. Böyle bir değişken olmadığı takdirde teknik görünüm normal şartlar altında $79.425 bölgesini işaret ediyor.

Grafik 15. BTC/USD 40.000 seviyesinden alış, 29.500 seviyesine stop ve 79.425 seviyesine TP koymanızı tavsiye ediyoruz.

 

Mevcut ödeme yöntemlerinden herhangi birini kullanarak para yatırın.